Benim Bodrum’um: Güngör Uras

Güngör Uras

Son yıllarda Bodum’un geçirdiği değişime şahit olmuş gazeteci ve yazar Güngör Uras, kendi Bodrum’unu The Guide Bodrum okurlarıyla paylaşıyor. 

Güngör Uras

Bodrum’un yaz tatili için ne kadar popüler olduğu tartışmasız. Sizce Bodrum’un tadı en güzel hangi mevsimde çıkar?

Bodrum’da insanı rahatsız eden Şubat ve Mart aylarının rüzgarla gelen soğuğu ve bu dönemin yağmurlarıdır. Soğuk ve yağmurlu günlerde bile bulutların arasından güneş görününce, hayat bambaşka olur. Bodrum’da kalan on ayın her biri kendine göre farklı ve tatlıdır. İnsanların farklı beklentilerini cevaplar. Kimi denize girmekten, kimi denizi seyretmekten hoşlanır. Kimi güneşten kaçar, kimi (Bodrum anlatımı ile) “güneşin altında bitlenmeyi,” bir şeyler okuyarak istirahat etmeyi beğenir. Bodrum’un rengi çoktur. Tarihe meraklı olan, doğaya, denize meraklı olan mutlaka   mutlu olacağı bir yanını bulur. Bazıları için Bodrum’un semt pazarları, bazıları için “eller havaya” beach’leri güzeldir. Özetle kişiye göre değişir ama Bodrum’un tadını çıkarmak isteyenler için Bodrum’un her mevsimi güzeldir.

Her yaz Bodrum’da bir çok yeni mekan açılıyor. Bunların arasından “tam müdavimi olunacak mekan” diye düşündüğünüz, Bodrum’un dokusuna uygun mekan hangisi?

Bodrum’a gideceklere, Bodrumlular’ın hala işletmeye devam ettikleri lokantaları, bahçeleri tavsiye ederim. Maalesef bunların sayısı gün geçtikçe azalıyor. Şehir içinde Kocadon, Marina Yat Kulübü, Marina’daki Küba; Yalıkavak’da Deniz Kızı, Hasan, Çavuş; Gümüşlük’de Cumhur ve Ali Rıza; Gündoğan’da Terzi Mustafa, Reana ve Galimera.

Peki sizin için yeri asla doldurulamayacak, klasik Bodrum mekanları hangileridir?

Ben Gündoğan’daki Balıkçılar Kahvesi’ni severim. Sabah yürürüz sonra kahvede oturur, kaşarlı simit, çay ısmarlar, gazete okur, balıkçılarla sohbet ederiz. Sonradan olma değil, anadan doğma Bodrumlular’ın işlettikleri mekanlar özelliğini koruyor.

Bodrum’a ilk defa gidecek birine nereleri ziyaret etmesini, neler yapmasını tavsiye ederdiniz?

Read also:  Neslihan Zabcı: doğanın renkleri

Bir hikaye vardır. Görme özürlüler elleriyle filin vücudunun hangi bölümüne dokunurlar ise kafalarında fili öyle resmederlermiş. Bodrum çok geniş bir yerleşim alanı, her yanı farklı. İlk defa gelen akşam Cumhuriyet Meydanı’nda tur atarsa “Bu ne biçim Bodrum” der. Palmarina’dan Bodrum gezisine başlayan, “Burasının büyük şehirlerden farkı ne?” der. Türkbükü’nden başlayanın, Gündoğan’dan başlayanın ilk izlenimleri farklı olur. Bu nedenle Bodrum’a ilk defa gelecekler, bir bilen ile birkaç yerleşim bölgesini gezmeden Bodrum hakkında değerleme yapamaz.

Sizce Bodrum’un en el değmemiş, özünü korumayı başarmış bölgesi hangisi?

Bodrum’da el değmemiş, özünü koruyan bölge kalmadı. Çünkü yapılaşma yayılıyor. Eski bölgeler yenileniyor. Bulunan ile bulabildiklerimizle yetineceğiz.

Bodrum deyince akla hemen balık ve deniz mahsulleri geliyor. Siz Bodrum’da nerelerde, hangi yemekleri yemeyi tercih ediyorsunuz?

Düzelteyim… Bodrum’da sadece dil balığı mevsimi dil balığı yenilir. Yazlıkçıların boşalttığı, havalar bozuk olduğu dönemde açık olan lokantalar dil balığını iyi değil de iyiye yakın yaparlar. Onun dışında balık lokantaları dahil hiçbir yerde doğru dürüst balık yenilemez. Meze ile yetinilir. Balık niyetine sofraya ne getirilirse onun parası ödenir.

Size göre Bodrum’un gizli kalmış sırrı nedir?

Bana göre Bodrum’un gizli kalmış değil de bilinemeyen sırrı şehir içi ve dışı tarihi kalıntılardır.

Kış aylarında Bodrum’un tadı nasıl çıkarılır?

Kış ayları Bodrum içinde Marina çevresi, biraz da Gümüşlük ve Yalıkavak sahil şeridi dışında pek dolaşacak yer kalmıyor.

Birkaç kelimeyle Bodrum’u nasıl tanımlarsınız?

Bodrum’u Halikarnas Balıkçısı bile tek kelime ile tanımlamadı. Ben nasıl tek kelime ile tanımlayabilirim?

“Burası engin göklerin memleketidir.

İçten gelen bir türküyü kapıp koyuverin.

Uzaklaştıkça, türkü gökte masmavi olur.

Işık burada yalnız karanlığı aydınlatmakla kalmaz.

Aydınlattığı maddeyi değiştirir ve bir şair rüyasına çevirir.

Hele ay ufukta bir görüne koysun….

…Evren bir peri masalına döner.

Başka yerlerde ölüp nur içinde yatacağına, burada nur içinde yaşanır.” – Nisan 1965, Halikarnas Balıkçısı

Read also:  Zai Bodrum: 'Oku, dinle, izle'

Bodrum’la ilgili en çok sevdiğiniz şey nedir?

Bodrum’u seven bütünü ile sever. Cahit Kayra büyüğümüz, Hoşça Kal Bodrum isimli Bodrum güzellemesinde Bodrum’u şöyle anlatır: “Yaşam olağanüstü bir şey. Yaşayan insanın bunun değerini bilmesi gerek. Yaşama yanıt verebildiğimiz ölçüde mutlu oluruz. Kimimiz para kazanarak, kimimiz aşklar peşinde koşarak, kimimiz gerçekleri arayarak, kimimiz güzel sesler, kimimiz güzel renkler içinde hep bu mutluluğu ararız.

‘Yaşama yanıt vermek’ diye bir şey var. Doğadaki bütün varlıklar kendilerini gerçekleştirerek yaşama yanıt vermeye çalışırlar. Bitkilerin çiçek açmaları, elma ağacının meyve vermesi, bulutların yağmura dönüşmesi hep böyle yanıtlardır, insanlar için de aynı yasa var.

Tags from the story

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *