Datça yarımadasında varsa yoksa badem
Şubat ayının soğuğunda badem ağaçlarını bürüyen, beyazlı pembeli tomurcuklar, Türkiye’nin bu güneybatı köşesinde yaşayanlara ilkbahar ile yazın müjdesini verir.

Yazı Chris Drum Berkaya

Tatilcileri mıknatıs gibi kendine çeken Bodrum ve komşusu Datça’yı kış havasında düşünmek yaz turistlerine tuhaf gelebilir. Buralar, kışların hayli çetin geçtiği Anadolu’nun iç bölgelerin aksine, yağmurlu kışlara ve sıcak yazlara sahip ılıman iklimiyle badem, zeytin, incir ve keçiboynuzu elde edilen harnup ağacı için son derece ideal bir yetişme ortamı sunar. 

Ünü ülkemize ve tüm dünyaya yayılan Datça’nın badem ağacı bahçeleri şubat başlarında bembeyaz kesilir. İlk bakışta tepelerin karla kaplandığı sanrısını yaratan ve gün geçtikçe daha çok ziyaretçinin görmek için bölgeye akın ettiği bu nefis manzara, aslında yarımadayı kaplayan binlerce badem ağacının beyaz tomurcuklarının eseridir. 

Bilim insanlar, bu kadim ağacın kökenleri konusunda farklı görüşlere sahipse de genel anlamda badem ağaçlarının Akdeniz kıyılarından Orta Asya’ya uzanan geniş bölgeye özgü olduğu kabul ediliyor. Badem ağacının ilk olarak nasıl, ne zaman ve nerede yetiştirildiği de tartışma konusu; ancak yerel badem yetiştiricileri ile bölge sakinlerinin gururla belirttiği üzere, Meyve Mirası Çalışma Grubu’nun Datça yarımadasındaki yerel badem çeşitliliği üzerine yaptığı araştırmalar, bölgeye özgü 82 badem türü olduğunu bilimsel olarak kanıtlamış durumda.

Yıllar içerisinde, ağaçların birbiriyle tozlaşması sonucunda yeni türlerin ortaya çıkmasıyla oluşan bu çeşitlilik, Datça bademlerine doğal bir sağlık ve hastalık direnci kazandırıyor. Badem, yapısı gereği kendi başına tozlaşamadığından, bu konuda büyük oranda arılara ihtiyaç duyar; bu nedenle Muğla’daki arıcılığın badem hasadındaki rolü büyük. Bölgenin badem üretimi konusunda bu kadar çok avantaja sahip olması -2019 Datça Badem Çiçeği Festivali’nde duyurulan verilere göre- Türkiye’deki toplam badem üretiminin yaklaşık yüzde 13’ünün Muğla’da yapılmasına olanak sağlıyor. Datça yarımadasında bulunan kabaca 268.720 badem ağacından her yıl 1.200 ton kabuklu badem, 250 ton iç badem ile 400 ton çağla elde ediliyor.  

Read also:  Bodrum bakla: lezzet Sandığı’dan bir hazine
Badem çiçeği

Bizim çağla olarak bildiğimiz yeşil badem, özellikle yurtdışından gelenleri şaşkınlığa uğratıyor. Badem kuruyup bilinen hâline dönüşmeden önceki bu sulu meyve döneminde, hem bambaşka bir lezzet şöleni vadediyor hem de aslında bir yemiş değil de çekirdekli bir meyve olduğunu hatırlatıyor bize. Marttan nisan ayının başına dek pazarlarda görünüp hemen kaybolan çağla, o sulu ve ekşi lezzetini tuzla taçlandırarak tüketen mezeseverlerin de gözdesi. 

Badem, çağla döneminin ardından gelişmeye devam eder ve içi hâlâ yumuşak olan meyve mayıs ya da haziran gibi dış kabuğundan kurtulur. Sokak satıcılarının buzlu tepsilerde sattığı taze iç bademlerin dönemi gelmiştir artık. Erken hasat edilmeyen bademler ise dalındaki yolculuğuna devam ederek, temmuz ila ağustos aylarında olgunlaşıncaya ve o bildiğimiz badem yemişi tadına kavuşuncaya dek yakıcı güneş altında iyice kurur.

Badem almak isteyenler insanın başını döndüren isim, büyüklük ve fiyat çeşitliliğiyle karşılaşır. İriliği ve lezzetiyle son derece revaçta olan Datça bademleri arasında, özellikle ‘Nurlu’ adı verilen badem çeşidinin yeri ayrıdır. Dünyanın en iyi bademleri arasında gösterilen Nurlu’yu yarımadanın dışında bulmak zor. Onun hemen ardından ise Datça’ya özgü başka bir tür olan ‘Ak badem’ geliyor. Nurlu’ya oranla daha yaygın bulunabilen yumuşak kabuklu ve eşsiz lezzetli bu tür, çoğu zaman ‘Ak Duble’ adıyla satılıyor. Datça’ya özgü başka bir badem türü olan ‘Diş badem’ adını, dişinizle kırabileceğiniz gevrek kabuğundan alıyor! Datça’nın diğer endemik badem türleri arasında ufak dişli Sıra badem ile Kababağ, Dedebağ ve Horişti gibi yerel isimleriyle bilinen çeşitler öne çıkıyor.  

Gastronomide badem

Datça’nın böylesi bir badem çeşitliliğine ev sahipliği etmesi elbette, yörenin mutfak kültürüne de derin bir biçimde yansımış. Örneğin, baklavaya benzeyen ama içinde ceviz ya da fıstık yerine badem kullanılan Damat tatlısı. Butik gıda tedarikçilerinin yaratıcı pazarlama yöntemleri sayesinde artık yöreye özgü tatlar yavaş yavaş dünya çapında ulaşılabilir hâle geliyor; badem ve pekmezle hazırlanıp sardunya yapraklarıyla süslenen bir tür muhallebi olan paluze, bademli kuru baklava gibi. 

Read also:  Muğla’ya yolculuk

Kısacası, Datça’da içine badem girmeyen lezzet yok denebilir. Liste uzayıp gidiyor: Bademli lokum; badem aromalı sütle yapılan badem sütü reçeli; nefis tadıyla badem ezmesi. Ayrıca içine badem doldurulmuş zeytin, badem kahvesi, her çeşit bademli kurabiye, badem helvası ile bademli ve keçiboynuzlu helva görmek de mümkün. Datçalıların yerel ürünleriyle lezzet sınırlarını zorladığı başka bir yeni tat ise, çikolata kremasının sağlıklı bir alternatifi olarak geliştirilen ve Datçella adı verilen keçiboynuzu ezmesi.

Bal badem

Datça’nın en iyileri

  • Badem ve badem içerikli sağlıklı ürünlerinin satışı yalnızca Datça ve Eski Datça’da bulunan dükkânlarla sınırlı değil. Çevrimiçi mağazalar da kurutulmuş, kavrulmuş, kabuklu bademden badem aromalı tatlılara uzanan geniş çeşitli ürünlerini bademseverlere sunmakta.
  • Datça Köy Ürünleri ile Datça Murat Çiftliği ürünlerini kendi sitelerinde ya da Intema Yaşam mağazaları ve Kanyon’da cumaları kurulan haftalık organik pazarda bulabilirsiniz. (www.datcakoyurunleri.com.tr ve www.datcamuratciftligi.com)
  • Olive Farm da yemelik lezzetlerle birlikte doğal kozmetik ürünlerine yer veren başka bir Datçalı şirket. İnternet satışının yanı sıra Muğla ilçeleri Bodrum, Akyaka ve Göcek ile İstanbul Kuruçeşme’de de birer şubeleri bulunuyor. www.olivefarm.com.tr