Yelkenler fora: Ege denizi’nin çağrısı

Bodrum’a gelmek demek, uçsuz bucaksız masmavi denizlere açılan sonra geri dönüp sakin limanlara dizilen yatlara ve teknelere merhaba demektir. Bodrum’un her koyu yerel balıkçı teknelerinin yanı sıra guletlere, motorlara ve yelkenli yatlara ev sahipliği yapar. Bodrum’da denizlere açılma ve dalgalarla yarışma isteği bakidir. İşte tekneleri tanımanın, tekne kiralamanın, yatırım yapmanın ve Bodrum kıyılarını keşfetmenin en iyi yolları. 

Bodrum’un meşhur teknelerinin üretimi  

Bodrum Limanı’nın iç kısmında yapılan yürüyüşlerde çeşit çeşit teknenin oluşturduğu eşsiz bir manzarayla karşılaşılır. Bodrum Kalesi’nin yanında sıralanmış bu görkemli, parlak ve lüks guletler (üç ya da dört direkli, yelkenli tekneler) Bodrum’a ilk defa gelen birini büyüler. Teknelerin etkileyici gövdeleri uzunluk olarak 10 ila 50 metre arasında değişir. Bu teknelerin çoğunun kendine ait banyosu olan bir ila 16 kamarası, mutfağı ve diğer imkanları bulunur.

Bodrum Limanı’nın karşı tarafında büyük, motorlu yatların ve guletlerin demirlediği özel Milta Marinası bulunur. Burada özel yatlar ve bazen meraklılarına, vasıflı denizcilere ya da bir kaptan rehberliğinde müşterilere kiralanan yatlar durur. Turgutreis ve Yalıkavak gibi daha büyük beldelerin limanlarında da aynı manzarayı görmek mümkündür. Buralarda şehir merkezinin ve bölge limanının dışında modern marinalar da yapılmıştır. Bodrum’un tüm misafirleri, eski ve yeni sakinleri kendi yatlarını yakında bir yerlere demirlemek isterler; diledikleri zaman denize açılmak ve kaygısızca özgür kalmanın hazzına varabilmek için. 

Kestrel yatı, Ağanlar

Gerçekten de Bodrum’un bu görüntüsü tekne sahibi olup denizlere açılmak isteyenlere oldukça çekici gelir.

Bodrum merkezli Cobra Yacht’ın yönetici ortağı Eren Baki iki çeşit potansiyel tekne alıcısının olduğunu söylüyor: yüz de yirmi beşi yelkenli meraklıları ve geri kalan ise motorlu yat hayranları.

Geçen sezon Cobra tarafından üretilen dört yattan ikisi özel alıcılara satılmış. “Bir tekne almak iki senelik bir evliliğe benzer. Bu yüzden partnerinizi iyi seçmeniz gerekir. Başlangıçta her şey mükemmeldir, iki taraf da birbirine parlak bir gelecek vaad eder fakat baktığınız zaman yüzde elli boşanma şansı vardır,” diye espirili bir şekilde özetliyor durumu Baki. Bunun arkasında yatan neden, çoğu zaman, maaliyet. “Düşük bütçeli tekne imal etme işine asla girmem çünkü işin sonunda iki taraf da mutsuz oluyor. Örneğin, benim üç milyon euro dediğim işe başkası bir buçuk milyon derse yapmaya çalıştıkları şey ilk maaliyeti az verip sonra yavaş yavaş bütçeyi arttırmak olur.” 

İçmeler Ağanlar tersanesi

Orta halli biri için bu rakamlar çok uçuk görünebilir ama tekne imalatına harcanan zaman, efor ve malzemeyi düşündüğünüzde anlayabiliyorsunuz. “Bunlar müşteriler için kişiselleştirilmiş tekneler, bu yüzden kar marjları, yüzde on ile on beş gibi, oldukça düşük. Ve tek bir hatada, marj biraz daha düşüyor,” diyor Erdem Ağan, Bodrum merkezli Ağanlar şirketler grubunun CEO’su. “Bunlar uzun projeler ve imalat sürecinde motivasyonunuz düşüyor. Tekne sahibi kontrat imzalarken çok heyecanlı olsa da bir yıl sonra aynı heyecanı görmek zor.” 

Ağan açıkça kısa süreli refitting (bakım/onarım) projelerinin daha kârlı olduğunu itiraf ediyor. “Refitting dört ile beş ay kadar sürüyor. Teslim gününde tekne her zaman önceki halinden daha iyi durumda oluyor.” Yat refitting’i ya da bakım hizmetleri, işlerini çabucak halletmek isteyen A+ segmentindeki müşterilere sağlanıyor. “Kalite ve geçen zaman önemlidir. Müşteri hayırı cevap olarak kabul etmez. Siz de hızlı ve profesyonel bir biçimde çalışmak zorundasınız.” Ağanlar söz verdiği gün teslim etmeye yetecek sayıda elemana sahip. Şirketin şu an yüz yirmi çalışanı bulunuyor ama kış aylarında taşeronlarla toplam iş gücü dört yüz beş yüz kişiye kadar çıkıyor. 

Ağanlar’ın Bodrum’daki ilk tersanesi

Ağanlar İçmeler mevkiinde yalnızca büyüklük açısından değil deneyim açısından da ön plana çıkıyor. 1961 yılında Erdem Ağan’ın babası Erol Ağan tarafından kurulan şirket bu bölgeye ilk yerleşenlerden. 

“Babam çalışmaya 11 yaşındayken meşhur Ziya Usta’nın yanında çırak olarak başlamış. O zamanlar, 1940’ların sonları, Bodrum’da tekne imalatıyla uğraşan sadece üç ya da dört kişi varmış,” diye açıklıyor Ağan. Şehir gelişmeye başladıkça, tersane kale bölgesinden taşınmış: “O zamanlar bağlantı yolu yoktu ve insanlar her gün İçmelere sandallarla gelirlerdi. Ne elektrik vardı ne su.” 

Agantur

Bugün Ağanlar tersanesine bakınca, o gösterişsiz ilk günlere inanmak güç. 2015-2016 tekne imalatı sezonunun sonunda, tersane 150 mega yatla doluydu. Erdem Ağan’ın ofisi imalat bölümlerinden birine ve ortada daha iskelet haliyle bile etkileyici görünen bir tekneye bakıyor. “Meşgul olmayan işçiler bu teknenin üzerinde çalıştı ama son dört yıldır herkes meşgul olduğu için bu şekilde kaldı,” diye açıklıyor. 

Her yıl şirket 24 metrenin üzerinde bir tekne çıkarıyor çünkü “prestiji var.” Böyle projeler sayesinde şirket uluslarasına açılmış durumda. Ağan’ın özellikle gurur duyduğu Kestrel, Yachting World dergisine kapak oldu ve Antibes Boat Show’da en iyi tekne olarak seçildi. Üstelik Türkiye maliyeti Avrupa’da aynı tekneyi yapmanın maliyetinden yüzde 60 daha az. Neden pek çok tekne sahibinin daha pahalı Avrupalı üreticileri tercih ettiğini açıklamak için Ağan, “Kalitemiz çok yüksek ama marka değeri olarak daha o noktaya gelemedik,” diyor. “Bazı insanlar çevresine ‘Ferretti’m var’ demek istiyorlar. Ama biraz araştırma yapan bize geliyor.”

Read also:  Barboom, Yalıkavak

Bodrum’da tekne üretimi

Cobra King gulet, Cobra Yatch

Lüksün gerçek maliyeti

Ne kadar göz alıcı görünürse görünsün, yat sahibi olmak herkesin harcı değil. Souther Cross Blue Cruising’den Dave Stanley’ye gulet sahibi olmanın avantajlarını sorduğumuzda gülerek şöyle cevap veriyor, “Tekne sahibi olmanın en az para ödediğiniz kısmı satın alma süreci!” 10 yıldan fazla süredir küçük, klasik gulet sahibi olan Stanley’nin yolu tekrar Bodrum tersanelerine düşmüş. Burada tekne geçtiğimiz kışı marangozlar ve teknik ekibin ellerinde geçirmiş. Yeni bir tikağacı güverte yapılmış ve teknenin güverte kamarası değişmiş. 

“Tekne ya da gulet almayı düşünenlerin kendine sorması gereken bazı sorular var: kendime özel olacak ve asla kiralamayacak mıyım , masrafları karşılaması için kiralayacak mıyım yoksa tekneden kâr mı elde edeceğim?” dediği için tekne sahiplerinin kendi aralarında bu işin tatlı acılarından bahsetmelerini biraz da olsa anlayabiliyoruz. Stanley’e göre gulet sahiplerinin bu işten para kazanması nadir gerçekleşen bir durum. Gulet sahibi olmak benzersiz ve arkadaş canlısı bir sektörde çok zevkli bir iş bulmuş gibi hissettiriyor. Hatta bazen tekneyle “ücretsiz tatillere” çıkmanın da keyfine varabileceğiniz bir iş bu. 

Azimut Magellano 66

Peki ya gulet kiralamadan kâr elde etmenin ya da masrafları çıkarmanın kuralları neler? Stanley gulet sahibi olmayı ve kiralamayı bir iş olarak incelemiş. Son 10 yıldır maliyet ve kâr oranlarındaki değişiklikleri gözlemlediği için, bir guletin masraflarını karşılayacak duruma gelmesi için 10 hafta boyunca kiralanması gerektiğini tahmin ediyor. Bu kuralları ekonomikten ultra lükse her boydaki gulete de uygulayabiliyor çünkü masraflar ve kiralar aynı oranda değişiyor. Masrafları karşılayacak noktaya gelip kiralaması bittiğinde, lüks gulet sahipleri daha çok kâr ediyorlar. Ancak kiralamalarla bu noktaya gelinmezse, lüks ve ultra lüks guletlerin bakımı ve kullanımı daha maliyetli oluyor. Olaya küçük guletler ölçeğinden baktığınızda kiralamadan çok kâr getirmeseler de, masrafları karşılayacak noktaya ulaşmadıklarında giderler daha az külfetli oluyor. 

Stanley masrafları şöyle sıralıyor: bakım, mürettebat, demir atma, kayıt ve lisanslar, (guletler için) her iki yılda bir sudan çıkarıp ahşap teknenin bakımını yapmak için zorunlu kuru havuz. 18 metrelik küçük bir guletin bir kış boyunca 25 bin TL’ye mal olabildiğini ekliyor. Yatırım yaptığınız yata iyi bakmak masraflı bir süreç, bu yüzden kiralamak yatırımı korumanın bir yolu. Ancak kiralamanın da, ya tekne sahibi kişi veya şirket ya da kiralama broker’ları tarafından profesyonel bir iş olarak ciddiye alınması gerekiyor. 

Bodrum Koyu’nda, o kadar işçiliğe ve masrafa rağmen Dave Stanley’nin, kendi klasik guletine, yeni cilasına ve ahşabına, kış boyunca yapılan değişikliklere baktıkça göğsü kabarıyor. Kaptana demir almasını söyleyip Bodrum Limanı’ndan çıkıp yakınlardaki Yunan adalarının küçük limanlarına doğru açılırken, “ücretsiz” tatili için heyecanlanıyor. İşte bu, gulet ya da herhangi bir tekne sahibi olmanın avantajı. 

Magic Carpet Cube yatı, Wally Yachts

Bodrum’daki uluslararası yat firmaları 

Türkiye’de mega yatların demirleyebileceği kadar yüksek kapasiteli tek yer Bodrum Palmarina. 40 metre ya da daha uzun 69 mega yat alabilen, 710 tekne kapasiteli marinanın tersanesinde tam donanımlı teknik servis de yer alıyor. Aynı zamanda restoranları, barları ve gece kulüpleriyle denizden ya da karadan gelen herkese hitap eden bir eğlence merkezi.  

Motorlar tam yol ileri

Yat broker’larına motorlu yatların guletler ya da yelkenli yatlara satış oranını sorduğunuz zaman alacağınız cevap muhtemelen Milta Marina’daki Fraser Yat Bodrum ofisinden Sinan Paul Suleiman’ın The Guide Bodrum’a verdiği “Motorbotlar! Motorlu yatlar şüphesiz en çok satanlar listesinde başı çekiyor ve halihazırda tüm tekneler arasında da çoğunluktalar. Sadece Türkiye’de de değil tüm dünya kıyılarında bu şekilde,” cevabının aynısı olacaktır. 

David Özgündüz bir gezgin ve 11 metrelik motorlu yat sahibi olmaktan oldukça memnun. Teknesini de işinin ve evinin bulunduğu Turgutreis’de D-Marin’de demirlemiş. Bu yüzden teknesini yılın yaklaşık sekiz ayı boyunca kullanıyor. Teknesinden çok keyif alıyor ve onu efektif kullanıyor. Özgündüz’ün teknesinin boyuna göre güçlü bir motoru var. İki adet 200 beygir gücünde motoruyla saatte 27 km hıza ulaşabiliyor ve bu tekneyi “sürat teknesi” klasmanına sokuyor. Özgündüz düzenli olarak kıyıları dolaşıyor ve Turgutreis liman gümrüğünden çıkıp Kalymnos ve diğer Yunan adalarına gidiyor. Daha önce yelkenle açılıp bundan keyif aldıysa da Özgündüz, “Tekne ihtiyaçlar ve isteklerle, bir de ne kadar vaktiniz olduğuyla alakalı. Yelkenle açılmak vakit alıyor ve eğer uzun süreli yelkenli sahibi olmak, motorbot sahibi olmaktan daha pragmatik ve ekonomik,” diyor. 

Gulet Master

Elbette motorbot hız ve güç demek. Yelkenle açılmak istemeyen fakat yine de denizlerde olmak isteyenlerin tercihi motorbotlar. Aynı zamanda küçük ve orta ölçekli bir motorbot sahibi/kaptanı olmak ya da tekneyi hazırlayıp denizlere açılmak için kaptan kiralamak daha kolay. 

Özgündüz’e göre, motorbot sahibi olmak bir yaşam tarzı. Bu yüzden satın alma süreci de tekne sahibinin tekneden beklentilerine göre değişiyor. İstenilen yüksek performans günlük kullanım için mi yoksa açılmak için mi? Açılmak için ise ne kadar uzaklara? Tekneyle ilgili planlar neler ve teknede kaç kişi konaklayacak? Uzun süreli konaklama planları yapılıyorsa kamara büyüklüğü ve donanım, düşünülmesi gereken önemli unsurlar. Tekne sahibi ve misafirleri eğlenmek isteyecekler mi? Güverte köprüsü isteniyor mu? Tekneye hangi lüks dokunuşlar isteniyor ve kaç kişilik bir mürettebat bekleniyor?

Read also:  Arka Restaurant & Pizzeria, Bodrum

Özgündüz motorbot alacakların işin finansal yönünü düşünmelerini ve bu yüzden sadece motorbota ne kadar harcayacaklarını değil aynı zamanda kullanım ömrü boyunca bakım masrafları için ne kadar ayırmaları gerektiğiyle ilgili akıllarında net bir rakamla yola çıkmalarını öneriyor.  Özgündüz’e göre tıpkı arabalarda olduğu gibi zamanla değer kaybetme durumu da var ve bu yüzden işe sıfır mı yoksa ikinci el mi alınacağına karar vermekle başlanmalı. Ancak araba benzetmesi burada sona eriyor. 

Azimut 72 Flybridge

“Tekne kullanmak araba kullanmaktan çok daha karmaşık. Teknede kullanılan farklı mekanik ve elektronik sistemde çok fazla şey ters gidebilir. bunların yanında bir de içme suyu ve atık su sistemlerinin arızaları da var. Aynı zamanda düşünülmesi gereken düzenlemeler de var. Bunların çoğunu Uluslararası Denizcilik Örgütü uyguluyor. Ana kurallardan bazıları, evrensel görevimiz, denizleri temiz tutmakla ilgili. Bu da atık suları denize boşaltmamak ve çöp atmamaktan geçiyor. Uluslarası Denizcilik Örgütü herhangi bir sahil şeridinin üç kilometre sınırı içerisinde atık su boşaltımını yasaklıyor. Bodrum’dan Ege Denizi’ne açılan tekneler için bu atık sistemlerinin kurulumunu ve kayıtlı boşaltım noktalarının kullanımını zorunlu kılıyor.” 

Türkiye’de Mavi Kart sistemi yürürlülükte ve bu her motorlu tekne için zorunlu. Bu sistem marinalar ve kamu limanlarındaki yatların atık sularının (siyah su) doğru boşaltılmasını kontrol etmek için kuruluyor. Tekneler kontrol de ediliyor. Yakınlarda Turgutreis açıklarında Mavi Kart’ı olmadığı için 12 bin TL ceza kesilen bir örnek var. 

 Özgündüz Bodrum Yarımadası’nda motorbot sahibi olmanın kısıtlamaları arasında yerel marinalardaki yatak sayısının az olması olduğunu söylüyor. Talep fazlası, marina fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Ancak, bir yıllık yatak kiralamanın ardından uzun vadeli yıllık kontratlarla fiyatta pazarlığa gitmek mümkün. 

Kirala, dalgaları yakala

Kendi teknenize sahip olma hayaline nasıl ulaşabilirsiniz? Size bir tavsiye: satın almadan önce kiralayın. “Çarter” yat kiralamak için kullanılan teknik bir terim ve hem mürettabatla hem mürettebatsız hem de sadece kaptanla kiralama anlamına gelebiliyor. Mürettebatsız kiralamalarda, kiracılar depolama, yemek yapma ve tekneyi temizleme işlerini kendileri yapıyorlar. Mürettabatlı yat kiralamalarda (ki genellikle büyük yatlar için geçerli) kiracılar tedarikli bir tekneye biniyorlar. Yolculuk sırasında, mürettebat yiyecek içecek, temizlik ve yol servislerini sağlarken, kiracılar sadece arkalarına yaslanıp güneşleniyor, yemek yiyor ya da denize giriyorlar. 

Her bütçeye, hatta ortak bütçelere uygun tekne bulmak mümkün. Fakat, Bodrum’da ve sahil boyunca kayıtlı 2000 tekne arasından doğru yatı ya da guleti bulmak kiralama işleminin en zor kısmı. İçmeler merkezli Cobra Yat bir tekne kiralama şirketi olarak yola çıkıp bölgenin en önemli tersanelerinden biri olmuş. Müşteri portföyü üst düzey olduğu için sağladıkları kiralama hizmetlerinin kusursuzluğunu temin ediyorlar. 

“Yabancı ziyaretçiler gerçek deneyimler arıyor,” diyor Eren Baki, mavi yolculuklara ve yerel kültüre yabancıların gösterdiği ilginin altını çizerek. Diğer yandan sadece biraz uzaklaşmak isteyen ziyaretçiler de yok değil. Örneğin Cobra’nın eski müşterilerinden biri 70 bin Euro ödeyerek kiraladığı teknede iki hafta boyunca yalnız vakit geçirip kitap okumuş. 

Ace, Wally Yachts

Pek çok gulet bir kişiye ya da ailelere ait olduğu ve çok azı yönetim şirketi kullandığı için bir aracı ya da yat kiralama broker’ını bulmak oldukça önemli. “İyi bir yat kiralama broker’ı tarafsız olmaya çalışır,” diyor Guletbookers’dan Fatih Öztarakçı. “Ama müşterinin guletle çıktığı tatil boyunca isteklerine cevap vermek durumundadır. Fethiye’den Bodrum’a sahillerde bir aşağı bir yukarı gidip gelerek guletlere bakıyor, sahipleri ve mürettabatlarıyla tanışıyorum. Tüm yat kiralama broker’ları guletlerini iyi tanımak zorundadır. Aynı zamanda müşterilerin değişen ihtiyaçlarına da ayak uydurmalıdır. Yat kiralayıp da yolculuk sonunda tekneyi kiralamak için teklifler yapanlara sık rastlanıyor!” Öztarakçı son birkaç ayda yapılan gulet satışlarını ezberden sıralamaya başlıyor. Tabiiki listeye satışı Cobra Yacht tarafından gerçekleştirilen son kalite Infinity ile başıyor ve klasik Palmyra ile küçük ve temiz yelkenli Ayaz’ı da ekliyor. 

 Mürettebatsız tekne şirketleri, gulet kiralamalarından çok farklı bir modelle çalışıyorlar. İşleyiş büyük çoğunlukla özel yelkenli teknelerin yönetimi üzerinden ilerler. Yatlara demir attırılır, bakımları yapılır ve sahiplerine kâr bırakacak şekilde kiralanır. Bu işlemler uygulanırken dünya standarlarında bir model örnek alınır. Yıldız Yachting’den Elain Akalın, tüm yatlarının özel olarak bireylere ya da ortaklıklara ait olduğunu sadece birkaç yatın Yıldız Yachting’in olduğunu söylüyor. 

Cobra Yacht

Mürettebatsız yat kiralama şirketleri

  • Aura Yachting – Aura denizci olmak isteyenlere “yat sahipliğinden en iyi şekilde yararlanmak için çözümler” sunuyor. Palmarina Bodrum; T: 0252 385 5477 or 0531 862 5409; aura@aurayachting.com  
  • Frankonia Yachting – Almanca konuşan müşteri portföyüne sahip. D-Marin Turgutreis; www.frankonia-yachtcharter.de/home.html
  • Guletbookers – Bodrum merkezli yat şirketi. T:0533 956 99 42; www.guletbookers.com  
  • Ropesail – Müşteri portföyü Türk. Yat kiralama, yelkenli, regatta yarışları ve bazı yelken kursları sunuyor. Eskiçeşme Mahallesi, Caferpaşa Caddesi No.11/A, Bodrum; T: 0252 319 1120 or 0530 460 2282; sales@ropesail.com
  • Sea Song Tours – Bodrum’da el yapımı ahşap guletlerle turlar düzenlemesinin yanı sıra Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde de kişiye özel turlar düzenleyen tur şirketi. T: 0212 292 85 55; www.seasong.com
  • Yıldız Yachting – Ofisleri Bodrum’da. Orhaniye’de 17, Fethiye’de 20 kiralık yatları bulunuyor. T: 0252 313 2028 or 0252 363 9457; www.yildizyachting.com

Bodrum çevresinin en iyi rotaları  

Antalya’dan Bodrum’a uzanan girintili çıkıntılı kıyılar Türkiye’de tekneyle yolculuk yapılacak sahiller olarak tüm dünya tarafından kabul edilmiştir. Pek çok koyu, kayalıklı körfezleri, el değmemiş  kuytulukları ve denize kadar uzanan ormanları bulunan büyüleyici bir bölgedir burası. Demir atıp sığınılabilecek kıyılar bol, huzurlu ve keyiflidir. Dünyanın gürültüsünden olabildiğince uzaklaşabildiğiniz mükemmel kaçış noktalarıdır. 

Fethiye, Kaş,  Kalkan, Demre; arkada yüce Toros Dağları’nın panoramik manzarası, turkuaz sular ve kayalık koyların oluşturduğu bir cennet burası. Sularda ve tepelerde Likyalıların bıraktığı muhteşem sarkofajları görmek mümkün. Kaş ve Kalkan da mükemmel restoranları olan ve durup keşfetmeye değecekv büyüleyici iki küçük kasaba.

Read also:  Halikarnas Mozolesi: Dünya'ya İlham Veren Kral

Fethiye ve Göcek harika bir körfezi ve 12 adayı paylaşırlar. Buralara gündüz tekne turları oldukça revaçta. Fakat akşamları yeşil ormanlarla çevrili koylarda herkese yetecek kadar demir atma alanı var. Göcek, Dalaman havaalanına sadece 25 dakika mesafede popüler bir liman. 

Kaş

Göcek, Marmaris arası zümrüt yeşili sahil şeridine yapacağınız yolculuklarda Ekincik’te durabilir ve Dalyan Nehri’nde teknelerle gezebilir, taş mezarları ve şirin Dalyan köyünü seyredip Köyceğiz Gölü’nde çamur banyosu yapabilirsiniz. Daha sonra carretta carretta kaplumbağalarının yaz başında yuva yaptığı kumsallara geri dönebilirsiniz. Denize açılan büyük kaplumbağalardan da görme ihtimaliniz var. 

Rüzgârlı Marmaris Limanı’ndan batıya doğru ilerledikçe Loryma Yarımadası’na varıp ilginç antik kalıntılarla karşılaşabilirsiniz. Antik bölgeler ve küçük köyler, kayalık tepeler ve korularla manzara konusunda rekabet içerisindeler. Bozburun’a doğru açılırsanız eğer gümrükler yazın açıksa Yunan adası Simi’ye de uğrayabilirsiniz, değilse Datça’dan geçebilirsiniz. 

Datça ve Bozburun arasında her yat yolculuğunun favori durakları Selimiye’nin muazzam koyları Orhaniye, Bencik ve Hisarönü’dür..

Bozburun Yat Kulübü

Ormanlar, yüksek dağlar ve tertemiz sularla çevirili uzun ince Datça Yarımadası Akdeniz’in en temiz havasına sahip olmasıyla tanınır. Küçük köyler, badem ve zeytin ağaçları burada geçen sağlıklı ömürler hakkında ipuçları vermeye devam eder. Turkuaz sular dalga dalga buradaki küçük sahillere ve koylara vurur. Burayı terkedip başka yerlere demir atmak biraz zordur. 

İnanılmaz derecede kayalık, dik kıyıların ucunda Afrodit’in kültünün kalbi (belki de aşk hayatının da), 2000 yıl önce görkemli bir şehir olan Knidos’un kalıntıları yer alıyor. Tiyatrolar, stadyumlar ve iskeleler, teknelere ev sahipliği yapan ikiz limanların yanı başında yaşayan halkın hikâyelerini anlatıyor.

Knidos Burnu’ndan kuzeye dönerseniz, Akdeniz’den Ege Denizi’ne doğru açılabilirsiniz. Uzun, derin ve yemyeşil Gökova Körfezi, 1950’lerin ilk gulet yolculuklarının Bodrum’dan açıldığı yerdir. Bu yolculuklarda kuzey sahilleri ve güneydeki İngiliz Limanı, longoz ormanı ve Yedi Adalar keşfedilmiş. Bu bölgelere yapılan yolculuklar rüzgârın keyfini çıkararak Bodrum’a dönmeden önce Kleopatra Adası’na uğramadan sonlandırılmaz. 

Bozburun Yat Külübü

Gündüz yolculuk rotaları

Bodrum’a gelen ziyaretçilerin çoğu ilk tekne gezilerinin tadını Bodrum Limanı’ndan kalkan küçük guletlere bir bilet alarak ya da daha iyisi günlük özel guletler kiralayarak çıkarırlar. Bu seyahatlerde guletler yolcularını Orak’taki gidilebilen en uzak adalara ya da Kara Ada’nın el değmemiş sahillerine, Poyraz Koyu’na, Tavşan Burnu’na ya da Aquarium’a, Bitez Koyu’na ve Deve Plajı’na götürebilir. Buralarda yüzmek, dalmak, teknede güneşlenmek, güneş ve deniz meltemleri eşliğinde taze yemekler yemek çok keyiflidir. Günlük tekne gezileri Yalıkavak, Turgutreis ve Gündoğan limanlarından kalkıp yarımadanın kendilerine ait sahil şeridini keşfetmeye yol alırlar. Kudur Yarımadası’nın hâlâ sessiz kalabilmiş körfezleri, Cennet Koyu ve uzaklardaki küçük adalar yüzmek ve dalmak isteyen ziyaretçilerini bekler. Turgutreis’den Torba’ya uzanan sahil boyunca da motorlu yatlarla günlük geziler yolcularını Yalıkavak etrafında yüzmeye, Türkbükü’nde bir beach club’a ya da Gümüşlük’te bir restorana götürürler. 

D-Marin Turgutreis

Bodrum çevresinde demir atılacak noktalar

  • D-Marin, Didim – 37° 20’ 26’’ 37 N, 27° 15’ 34’’ 19 E; T: 0256 813 80 81; www.d-marin.com
  • D-Marin, Göcek – 36° 45’ 10’ 01” N, 28° 56’ 39’ 6” E; T: 0252 645 15 20; www.d-marin.com
  • Ece Marina, Fethiye – 36° 37’ 29.85” N, 29° 6’ 6.54” E; T: 0252 612 88 29; ecesaray.com.tr
  • Marmaris Yacht Marina, Marmaris – 36° 49’ 05” N, 28° 18’ 32” E; T: 0252 422 00 22 or 0252 422 00 85; www.yachtmarin.com
  • Martı Marina, Marmaris – 36° 45’ 30” N, 28° 08’ 30” E; T: 0252 487 10 63; www.marti.com.tr